::: İlkyardım ::: |
Önceki Sayfa |
..:: Konular Sayfasına Git ::.. |
Sonraki Sayfa |
|
|
 |
|
Solunum |
| Göğüs bölgesinde ezilme, sıkışma ve baskı gibi durumlar, elektrik çarpması, zehirli gazlar ve dumanlar, dilin gevşeyip soluk yolunu tıkaması, suda boğulma sonucu akciğerlere su dolması, soluk yoluna yabancı cisim kaçmasıyla solunum durabilir.
Kazazedenin soluk alıp almadığını anlamak için, başını geriye doğru iterek kulağımızı ağzına yaklaştırırız. Ses duyulmuyor, nefes sıcak-lığı hissedilmiyor, göz bebekleri büyümüş, ayrıca göğüs hareketleri de görülmüyor ise, solunum durmuş demektir.
Yetişkin bir insan, dakikada 15-20 defa soluk alırken, çocuklar dakikada 20-30 defa solurlar. Solunum yetmezliğinde ilk önce beyin etkilenir. Solunum durduğunda kandaki oksijen oranı düşer ve 6 dakika içinde ölüm meydana gelir. Suni solunum, solunumu durmuş olan kimseye dışarıdan hava takviye etmektir. En etkili suni solunum yöntemi ağızdan ağıza suni solunumdur.
Suni solunum yaptırılacak olan hastanın ilk olarak, soluk yolunu açmak için çene göğüsten uzaklaştırılır.
Suni solunum, solunumu en çok 4-6 dakika önce durmuş olanlara yapılır. Kalbi çalıştığı halde solunumu durmuş olanlara, hasta kendi kendine soluyuncaya kadar suni solunuma devam edilir. Yetişkin bir insana dakikada 15-20 suni solunum yaptırılmalıdır. Ağızdan ağıza suni solunum sırasında nefes verirken hastanın göğüs hareketleri gözlenir, göğsün yükselmesinden verilen hava basıncının yeterliliği anlaşılır.
Ağız ve burun çevresi kanamalı yaralanmalarda Holger-Nielsen (sırttan bastırma) yöntemi tercih edilir. Holger-Nielsen metodu uygulanacak olan hasta yüzüstü yatırılır. Sırttan bastırma ile hasta nefes verir, dirseklerden kaldırma ile nefes alır. İlk yardımcı hastanın baş tarafın-dadır.
Solunum zorluğu olan kimse veya suni solunum sonucu tekrar solumaya başlayan bir kimse yan yatış pozisyonuna alınır, dil kontrol edilir, baş geriye bükülür.
Beslenme sırasında soluk yolu tıkanan yetişkin kazazedeye uygun pozisyonda sırt kısmının ortasına vurularak soluk yolu açılır. Bebeklere suni solunum ağız ve burundan birlikte az hava, sık aralıkla verilmelidir. Bebeklerde soluk yoluna herhangi bir cisim kaçması halinde ilkyardım olarak; ağız kısmı aşağıda, yüzüstü tutulur ve sırtına hafif vurulur. Bayılma sonucu bilinci kaybolmuş hastaya soluk yolunun tıkanmaması için sabit yan yatış pozisyonu verilir. Bilinci kaybolmuş olan bir ka-zazadenin dili gevşer ve soluk yolu üzerine düşerek soluk yolunu tıkar. Solunum yolu ile zehirlenenlere ağızdan ağıza suni solunum metodu uygulanmalı. Silvester metodu ile suni solunum uygulanacak olan kazazedeye sırtüstü yatış pozisyonu verdirilir. |
Kalp Durmasında İlk Yardım |
| Kalp, dolaşım sisteminin merkezidir. Kalp, dakikada 60-80 defa çalışarak hücrelere ve dokulara kan pompalar. Bebeklerde kalp atım sayısı büyüklerden fazladır. Nabzın kaybolması (boyun, şahdamarı ve el bileğinde), solunum durması, reflekslerin kaybolması, gözbebeklerinin büyümesi ve kuvvetli ışıkta küçülmemesi, bilinç kaybı, vücut ısısının düşmesi ve vücutta morarmaların olması kalp durmasının belirtileridir. Kalp durmasında ilk önce etkilenen kan dolaşımı sistemidir. Kalbi en çok 6 dakika önce durmuş olanlara kalp masajı yapılır. Kalp masajı uygulama bölgesi, göğüs kemiğinin alt uç 1/3'lük kısmıdır. Kalp masajı yapılacak olan kazazede sert bir zemine sırt üstü yatırılır. Kalp masajı yapılırken göğüs kemiği 5-7 cm. kadar esnetilmelidir. Masaja en fazla kalp çalışıncaya kadar devam edilir. Yetişkin bir insana ortalama 60-80 kalp masajı yapılır. Bebeklere kalp masajı dakikada 100 defa yapılmalıdır.
Kalp masajı ile suni solunumu yalnızca bir ilk yardımcı uygulamak zorunda kalırsa, sırasıyla 15 kalp masajı-2 suni solunum yapmalıdır. İki ilk yardımcı kalp masajı ile suni solunumu birlikte uygulayacak ise, sırasıyla önce 5 kalp masajı-1 suni solunum yapılmalı. Çalışan kalbe masaj yapılması halinde kalp durabilir.
Elektrik çarpmasında kazazede elektrik devresinden çıkarıldıktan sonra ilk olarak kalp masajı bölgesine bir defa yumruk vurulur. |
Kanama |
Herhangi bir nedenle kanın damarlardan dışarıya akmasına kanama denir.
İç Kanama: Kanın içeriye doğru, vücut boşluklarına ve organlara akmasına denir. Baş dönmesi, halsizlik, soğuk terleme, yüzde solukluk, huzursuzluk, hızlı ve zayıf solunum, el ve ayaklarda soğuma, hava açlığı ve susuzluk hissi iç kanamanın belirtileridir.
Dış Kanama: Kanın vücut derisinin bütünlüğü bozularak dışarı akmasıdır. Yeni meydana gelen büyük bir dış kanamada ilk önce temiz olan el veya parmakla, yara yerine basınç yapılmalıdır.
1. Atardamar Kanaması: Kesik kesik fışkırarak akar ve açık kırmızı renktedir. Kısa zamanda fazla kan kaybı olduğundan en tehlikeli kanamadır.
2. Toplardamar Kanaması: Akarak kanar, rengi koyu kırmızıdır.
3. Kılcaldamar Kanaması: Sızıntı şeklinde olur, tehlikeli değildir.
Kan Durdurma Yöntemleri
1. Kanayan Yere Elle Baskı
2. Basınç Noktalarına Baskı: Kanayan bölgenin damarlarını baskı noktalarından deri ile kemik arasına sıkıştırmak. Boyun kanamasında, şahdamarı üzerine basmakla; baş derisi kanamasında, şakak kemiği üzerindeki damara basmakla; omuz kanamasında, köprücük kemiği arka iç kısmına basmakla; kol ve eldeki kanamalar için, koltuk altından başlayıp kolun iç yüzeyi boyunca uzanan damara, ayak ve bacakta ise kasık iç kısmına baskı yapmakla kanama önlenir.
Kendiliğinden meydana gelen burun kanamasında, hastanın yüz ve ensesi soğuk su ile yıkanır, burnu sıkıştırılarak hasta oturtulur. Kanama sonucu, vücuttaki toplam kanın % 20'si kaybedilirse hayati tehlike başlar. İnsan vücut ağırlığının 1/13'ü kandır. Kanamalarda kanamayı azaltacak yöntemlerden biri de, kanama yerini kalp seviyesinden yukarıda tutmaktır. Kanayan yer ile kalp arasındaki tek kemik üze-rinde sıkma bağı uygulanarak kanama durdurma yöntemine turnike denir. Koldaki turnike dirsek ile omuz arasından sıkarak; bacakta turnike, diz ile kalça arasından sıkarak uygulanır. Turnike (sıkma bağı) olarak kullanılacak malzeme 5-6 cm. enli elastik malzeme olmalı. Sıkma bağı olarak bandaj, mendil veya kravat kullanılır. Turnike bandı 20 dakikada bir, 5-10 saniye süre ile gevşetilerek kanın gitmesi sağlanır. Turnikeyi 2-3 saatten fazla sıkılı şekilde bırakmamaya dikkat edilir. Bu nedenle turnike uygulanmaya başlandığı saatin yazılıp kazazedenin görünür bir yerine asmak gerekir. |
Şok |
Kan dolaşımı yetersizliği nedeniyle vücut canlılığının azalmasına şok denir. Ani korku ve heyecan, aşırı kanama, geniş yanıklar, şiddetli ağrı, aşırı tuz ve su kaybı, zehirlenme, ağır yaralanma, alerji ve çeşitli hastalıklar dolaşım sisteminin yetersizliğini ortaya çıkarır ve şok'a neden olur.
Şok'un Belirtileri: Halsizlik, bitkinlik, deride renk solukluğu, sararma, terleme, huzursuzluk, şaşkınlık, endişe ve korku hissi, vücut ısısının düşmesi ve titreme, bulantı-kusma, hayat faaliyetlerinin zayıflaması, solunum ve nabızda zayıflama ve sayısında aşırı artış. Eğer kanama varsa, derhal durdurulur ve hasta hemen şok pozisyonuna alınır. Şok Pozisyonu: Hasta sırt üstü düz bir zemine yatırılır ve bacakları 30-40 cm yukarı kaldırılır. Böylece beyne kan gitmesi sağlanmış olur. Hastanın üstü örtülerek vücut ısısı korunur. Hasta ile konuşularak güven telkin edilir ve şuurun açık kalması sağlanır. En kısa zamanda hastaneye sevk edilir.
Bir trafik kazası sonucu görülen şok belirtisi vücut sıcaklığının azalmasıdır. |
Bayılma |
| Dolaşım yetersizliği sonucu, beynin kansız kalması nedeniyle geçici olarak kendinden geçmeye bayılma denir. Aşırı kanama, kalp yetmezliği, tansiyon düşmesi, aşırı heyecan, yor-gunluk, aşırı su kaybı, güneş çarpması bayılmanın nedenidir. Bayılmanın belirtileri ise, hastanın kendinden geçmesi, sararma, vücut ısısının azalması ve terleme, nabız ve solunum zayıflaması ve sayısının azalması. Bayılan kişinin hareket sisteminin faaliyeti durduğu için oturtulmamalı duyu organları uyarılmalıdır. Bayılmada da, şokta olduğu gibi ilk yardım olarak şok pozisyonu uygulanır. Bilinç kaybı şokta zamanla oluştuğu halde, bayılmada aniden meydana gelmektedir. |
Yaralanma, Yanık ve Kırıklar |
Trafik kazalarında daha çok sert ve kunt cisimlerin darbesiyle en çok ezik yara meydana gelir.
- Açık yaralanmada yapılması gereken ilk işlem, varsa kanama ve buna bağlı olarak şokun önlenmesidir. Açık yaralarda yara üzerine ten-dürdiyot sürülmesi, yara yerindeki canlı dokuları öldürerek tedaviyi zorlaştırır.
- İlkyardım önlemi olarak yara temiz bir sargı bezi ile sarılarak dış etkilerden korunur. Tentürdiyot, oksijenli su ve merhem kullanılmaz. Yaralı bölge üstte kalacak şekilde yaralı sağlık kuruluşuna sevk edilir.
Kesik yaralarda yaranın vücut eksenine göre yönü önemlidir. Kesik yaralarda yara kenarları birbirlerine yaklaştırıldıktan sonra sarılarak ilk yardım yapılır.
Bir cismin batması suretiyle meydana gelen yaralanmalarda, yabancı cisim çıkarılmadan yaralı sağlık kuruluşuna sevk edilir. Yanıklar: Deri ile deri altı organ ve dokuların yandığı yanıklar üçüncü derece yanıklardır. Büyük ve belirgin iz bırakırlar.
En hafif olup iz bırakmayan yanıklar birinci derecede yanıklardır.
- Geniş alanlı yanıklarda tehlike sınırı % 20'dir.
- Yanık yarası olan kimseye kaza yerinde yara, temiz, soğuk, buz veya ıslak bir sargı beziyle örtülür.
- Kimyevi madde yanıklarında yanık bol su ile yıkanır.
- Göze kimyevi madde kaçması halinde bol su ile yıkanır, pamukla kapatılır. A1, A2 ve F sınıfı belge ile kullanılan araçların dışındaki araçlarda yangın söndürme cihazı bulundurulması zorunludur. Yangın söndürücü, araçta sürücünün hemen yanında olmalı. Bir trafik kazası sonucu araçta yangın çıkmaması için öncelikle kontak anahtarı kapatılmalı ve varsa yaralılar oradan uzaklaştırılmalıdır. Motorda başlayan bir yangını, yangın söndürücü ile söndürmek için, ilk olarak, kaput açılmadan, yangın söndürücü motorun ön ve alt kısmına püskürtülür.
Olay yerinde ilk yardım önlemine ihtiyaç duyulmayan yanık çeşidi, güneş yanığıdır. Yanık yere hiçbir şekilde diş macunu sürülmez. Yanık yerinde oluşan su toplanması (bül) kesecikleri patlatılmadan yara bölgesi soğuk tutulmalıdır. Olay yerinde yanık yere ilk müdahalede soğuk su ve buz, yara üzerine ve çevresine, kısa süre tatbik edilmelidir.
Kırıklar:
Herhangi bir nedene bağlı olarak kemik dokusu bütünlüğünün bozulmasına kırık denir.
- Çıkık ve burkulmalar eklem yerlerinde, kırıklar kemiklerin her yerinde görülür.
- Kırık kemik uçlarının yakın organlara batarak yara açmaması ve ağrı meydana getirmemesi için kırıklar tesbit edilir (sabitleştirilir).
- Tespit işlemi organın hareketsizliğinin sağlanmasıdır. Eğer tespit yapılmazsa felç veya iç kanama meydana gelebilir.
- Uzun kemiklerde kırık bölgeyi sabit tutan düz nesneye atel denir.
- Diz ile kalça arasındaki kemikte kırık varsa, kazazede sırt üstü yatırılır, iç ve dış yanlardan atelle tespit edilir. Dış atelin boyu koltuk altından topuğa kadar olmalıdır.
- Pazu kemiği kırıklarında, atelle tespit işleminde ön kol boyuna kol ile 90 derecelik açı yapacak şekilde asılır. Atel malzemesi yoksa ceket veya gömlek eteği ön kol üzerinden kaldırılıp iğnelenerek tespit yapılır.
- Diz ile ayak arasındaki kemikler kırıldığında uygulanacak atel topuktan kalçaya kadar olmalıdır.
- Bacak kemiği kırıklarında atel bulunamadığı durumlarda, iki bacak arasına yumuşak malze-me konularak bacaklar birbirine bağlanır. Omurga kemiği kırıklarında en tehlikeli sonuç, kırık bölgeden aşağısının felç olmasıdır. Bu nedenle kazazedenin oturtulmaması gerekir. Aksi halde felç olabilir.
- Köprücük kemiği kırıklarında omuz bölgesi kemiklerinin tespiti gereklidir (atel kullanılmaz). Köprücük kemiği kırıklarında üçgen sargı bezi kullanılır.
Çıkık:
Eklem yüzeylerinin birbirinden ayrılmasıdır.
- Eklem bandajla en rahat şekilde tespit edilir, kalp seviyesinden yukarıda ve soğuk tutulur. Çıkan bölgenin hareketsizliği sağlanarak hekime sevkedilir.
Burkulma:
Eklem bağları ve yüzeylerin zedelenmesine burkulma denir.
- Burkulmalar hareketli eklem bölgesinde olur.
- Burkulma bölgesindeki şişmeyi önlemek için kalp seviyesinden yukarıda ve soğuk tutulur. Burkulma bölgesi ilk 12 saat soğuk, daha sonra sıcak tutulmalıdır.
Burkulma ve çıkıklarda ağrı sonucu oluşacak şoku önlemeye yardımcı olmak için ilk yardım uygulanırken hastanın üstü örtülerek vücut sıcaklığının korunması sağlanır. |
|
|
 |
Önceki Sayfa |
..:: Konular Sayfasına Git ::.. |
Sonraki Sayfa |
|