::: Özgürlük Herkese Lazım :::

İnsanların yaradılışları gereği ömürleri boyunca yaşlarına ve mevkilerine göre yapmakla yükümlü oldukları birtakım işleri vardır.
Her anne ve baba, çocuklarının iyi bir eğitim alması için yapması gereken görev ve sorumluluklarının bilincindedir. Bu nedenle okul çağına gelen çocuklarını zorunlu eğitim boyunca okula gönderirler. Zorunlu eğitimin dışında ise çocuklar için, okumak isterlerse lise eğitim süreci başlar. Okumak istemeyenler için ise iş hayatı yavaş yavaş başlar.
İş hayatına başlayan gençlerin girdikleri işlerde sorumlulukları vardır. İşe gidiş-geliş saati veya yapacağı iş konusunda önce bilgi alırlar. Çalıştıranın da birtakım görevleri vardır: Maaş veya SSK gibi. Taraflar buna uyarlar. Uymadıklarında ya çalışan işten çıkartılır ya da çalıştıran sorumluluklarını yerine getirmemişse yasal işlemler başlatılır. Bu durum yaşadığımız hayatta hak ve hukuk çerçevesinde hep böyledir. Bu güne kadar hiç değişmemiştir. Bundan sonra da hiç değişmeyecektir.
Lise veya üniversitede okumak isteyen öğrenciler için de durum bundan pek farklı değildir. Değişen yönetmeliklere göre devam etmeyen öğrenci, devamsızlıktan sınıfta kalır. Çalışmayan sınıf geçemez. Okul hayatı sona erer. Dersine gelmeyen öğretmen mazeret beyan edemezse görevden alınır. Kısacası, işini yapmayan, yapmadığından dolayı cezai müeyyidesi ne ise onunla karşılaşır. Bu doğru mudur? Tabiî ki doğrudur. İşini yapanla yapmayan, çalışanla çalışmayan ayırt edilmezse sistem yürümez, başarısızlık olur. İnsanlar bunun bedelini bazen maddi bazen de manevi olarak öderler.

 

İster vali ister kaymakam ister müdür hangi görevde olursak olalım bizlerin yapacağı birtakım işler, yerine getireceğimiz görev ve sorumluluklar vardır. Ben yapmıyorum, yapmak istemiyorum gibi bir hakkımız veya mazeretimiz olamaz.
Bir göreve gelmek veya gelmemek bizim elimizdedir. Bazı görevler için de bazı şartlar gerekir. Şartları yerine getirdikten sonra alınan görev de en güzel şekilde yerine getirilmelidir. Yerine getirilmezse ne olur? Öğrencinin okula devam etmediğinde ne oluyorsa aynısı olur. Yani işe ve göreve devam esastır. Ben istersem görevimi yaparım, istemezsem yapmam demeye hiç kimsenin hakkı yoktur, olmamalıdır. Olursa ne olur? İnsanların demokratik haklarından ve düşüncelerinden vazgeçme gibi tehlikeli bir durum ortaya çıkar. Evet, özgür olacağız; ama başkasının özgür olduğu yere kadar. Demokrat olacağız; ama farklılık yaratmayacağız. Olumsuzlukları düşünüp hep olumsuz olmayacağız. Olumsuzlukları hayatımızdan çıkarıp hayatımızı bir şölene çevireceğiz.
Aynı fikri paylaşmayanların, aynı takımı tutmayanların, aynı inancı taşımayanların başkalarına sen yanlış düşünüyorsun yerine, ben bu konuda senden farklı düşünüyorum demesini artık öğrenmesi gerekir diye düşünüyorum.
Yüzyıllardır yaşadığımız, okuduğumuz, çalıştığımız bu ülke hepimize yeter. Ülkemi, ulusumu çok ama çok seviyorum.

Tuzlam Dergisi - Haziran 2007
Gundemler Sayfasına Dön