"Çocuğunuzun karnesi ne olursa olsun bu kez
yüzünüz gülsün. Bu herkes için daha iyi olacak."
diyen eğitimci Nurettin Erdil velileri karneleri
değerlendirirken ölçülü ve soğukkanlı
olmaya çağırıyor.
Okulların kapanmasına kısa bir zamanın kaldığı şu günlerde öğrencilerimizin yaşadığı en büyük sıkıntılardan birisi de karne gerilimi. Eğitimini yıllar önce tamamlamış yetişkinlerin kolay anlayamayacaktan bir durum olsa da, gençlerimizin psikolojisinde önemli tahribatlar yapmakta olduğu ortada. Karne iyiyse sorun yok. "Benim oğlum/kızım başardı" "Dile benden ne dilersen" Ama eğer kötüyse yandın, ölümlerden ölüm beğen. Yaz tatili bitmek bilmeyen imalı sözlerle zehir olacak. Peki nedir karne. Veli bunu nasıl yorumlamalı ve nasıl yansıtmalı, işte bütün mesele de burada. Bu öylesine önemli bir durum ki, seçilecek tutum çocukların eğitim yaşamı boyunca ya önünü açacak ya da kapayacak. Her şeyden önce bir eğitimci olarak tavsiyem velilerin ölçülü ve soğukkanlı davranmaları gerektiğini unutmamalarıdır. |
|
Çocuklarıyla empati kurmalı, onların başarıları yada başarısızlıklarını başkalarıyla karşılaştırmamahdırlar. Eğer bu yapılmazsa gençlerimiz kendilerini içinde bulunmaktan rahatsızlık duydukları bir yarışma ortamında çaresiz hissedecekler. Buda özgüven zedelenmesine yol açacaktır ki, tamiri çok zordur. Karne bir sonuçtur. Ve sonuçtan ziyade sebepler konuşulmalıdır. Geriye dönük değerlendirmelerle nerede yanlış yapılmış olduğu tespit edilmeye çalışılmalıdır. Ve çocuklar motive edilmelidir. Ebeveynlerinin kendilerine duydukları güveni hissetmeleri onları dersleri başarma noktasında daha da şevklendirecektir. Huzurlu bir yaz tatilinin ardından yeni döneme daha istekli başlayacaklardır. Sevgili veliler çocuğunuzun karnesi ne olursa olsun bu kez yüzünüz gülsün. Bu herkes için daha iyi olacak. |